İngilizlerin Bağdat’ı İşgali

İngilizlerin Bağdat’ı İşgali
Mart 11 10:12 2018

 

Batıya göre Ortadoğu; ağlayan, ezikleştirilmiş bir çocuktu ve sözde batı ona kaybettiği değerini geri verecekti.
İngilizler Bağdat’a geliyor.

19. yüzyıl, İngiltere’nin önceleri Basra körfezini hedefleyen ilgisinin zaman içinde Irak’a yöneldiği bir dönemdir. Petrol yatakları ve İmparatorluğu zengin edecek bu topraklar yönelmenin en büyük sebebidir.

İngiltere’nin Irak’taki ekonomik ve stratejik çıkarları giderek dini, siyasi ve askeri alanları da kapsamış ve I. Dünya Savaşı öncesinde doruğa çıkmıştır. Nitekim henüz Osmanlı devleti savaşa girmemişken ve İngiltere de Osmanlı devletine savaş ilan etmemişken İtilaf devletlerinin Osmanlı devletine savaş ilân ettikleri günün ertesi sabahı ise İngiliz askerlerinin Şattülarap’ın ağzındaki Fâv mevkisini ele geçirmeleri, Irak cephesinin başlangıcı olarak kabul edilebilir.

Savaşın başında Osmanlı kuvvetleri bu bölgede zayıftı; fazla bir direnişle karşılaşmayan İngilizler ilerlemeye devam ederek 22 Kasım’da Basra’yı işgal ettiler ve 1915 sonbaharında Bağdat üzerine yürüdüler. Fakat Osmanlı kuvvetleri toparlanmıştı. Bağdat’ın 40 km. Güneydoğusunda, Selman-ı Pak Muharebesi’nde büyük bir yenilgiye uğrayan (22-26 Kasım 1915) İngiliz birlikleri, 160 km. Aşağıdaki Kutülamare’ye çekilerek savunmaya geçtiler.

Yaklaşık beş ay süren bir kuşatmadan sonra da Nisan 1916’da teslim oldular. Bütün bu çatışmalar boyunca büyük kayıplar veren İngilizlerin yenilginin yaralarını sarmaları uzun sürdü ve Bağdat’ı ancak 11 Mart 1917’de ele geçirebildiler.
O zamanlar da oyunlar kirliydi ve buna göre İngilizlerin geri gelme sebebi “işgal” değildi.

1534 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından alınmış  Bağdat ; İngilizlerin “özgürleştirme” adı altında; Türkleri bölgeden uzaklaştırıp, oyunu daha rahat oynamak için geldikleri bölgeydi.

General Maude, I.Dünya Savaşı sıralarında  11 Mart 1917 tarihinde ele geçirilen Bağdat’ta bir bildiri yayımladı ve ;
Sömürgeci Türkleri uzaklaştırmak için kurtarıcı olarak” geldiklerini beyan ettiler halka.

O günden bu güne kan hiç durmadı aktı.

Dönemin “güneşi batmayan imparatorluğu” olan Britanya, 100 yıldır Osmanlı üzerinden devam ettirdiği petrol siyasetinin ilk meyvesini almış; zayıflatılmış hasta adam Osmanlı Devleti can çekişirken, İngilizler Bağdat’a tam anlamıyla girmişlerdir.

General Maude Bağdat’a girdiğinde, Halil Paşa komutasındaki Osmanlı askerleri daha fazla direnemeyerek kenti boşaltmak zorunda kalmışlardır. Fakat Osmanlı bununla kalmamış ve Bağdat’ı geri almak için bir adım daha atarak; 6. Ordu ve Osmanlı döneminde Halep’te kurulu olan   7. Ordu birleştirilmiş; “Yıldırım Ordular Grubu” kurulmuştur.

General Falkenhayn komutasında; Bağdat’ı almak için bir çok girişimde bulunmuş, fakat İngilizler bu girişimlere pek etkilenmeden Tikrit’e kadar ilerlemişlerdir. Ve İngiliz ordusu bölgeye gelen destek ordularla daha fazla güçlenmiştir.

İşgal sebebi kesinlikle özgürleştirme olmayan İngilizler 23 Ekim’de, savaşın birkaç gün içerisinde biteceğinin anlaşılması üzerine Musul’u ve petrol yataklarını ele geçirmek için daha hızlı hareket etmeye başladılar.

Bu olaylar ve sonuçlarla 25 Nisan 1920 tarihinde Osmanlılardan tamamen kopartılan Bağdat artık İngilizlerin denetimine geçmiştir.

Ve 1923 yılında bağımsızlığını kazanmıştır;

 

 

  Bu yaziya ait etiketler:
  Kategoriler: