Türkiye İle ABD Arasındaki Krizler

Türkiye İle ABD Arasındaki Krizler
Ekim 10 08:21 2017

Türkiye ile ABD arasında son yıllardaki krizlerin çoğu, Suriye politikası iki ülkenin görüş ayrılığına düşmesi ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrasına denk geliyor. İşte stratejik ortak, NATO üyesi geleneksel müttefik iki ülkenin son dönemlerde arka arkaya yaşadığı krizler:

15 Temmuz darbe girişimi ve Gülen’in iadesi meselesi

2016 yılında darbe girişimi atlatan Türkiye, darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesi Washington’dan beklediği güçlü desteği göremedi.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın “seçilmiş hükümete destek talebine” rağmen ABD makamlarından Ankara’nın yanında olduğuna dair açıklama geç saatlerde, darbenin başarısız olacağının belirmesinin ardından geldi.

Bu durum Ankara’da hayal kırıklığı yarattı. Bu hayal kırıklığı sonraki aylarda Türkiye’deki darbe girişiminin  sorumlusu olan ABD’de yaşayan Fethullah Gülen’in iadesi meselesinde de devam etti. Gülen’e yönelik suçlamalar ve iadesi konusunda ABD makamlarına teslim edilen belge ve dosyaların Washington’da Ankara’nın beklediği ciddiyetle ele alınmaması Türkiye tarafında sürekli bir eleştiri konusu oldu.

Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere ABD ile yapılan bütün üst düzey temaslarda, Gülen’in iadesi ilk gündem maddesi olmasına rağmen bu konuda henüz bir ilerleme kaydedilemedi.

Amerikan vatandaşı rahibin tutuklanması

Dabe girişimin ardından yürütülen soruşturmalarda Aralık 2016’da İzmir’de tutuklanan ABD’li rahip Andrew Craig Brunson, iki ülke arasındaki bir krize yeni bir başlık ekledi. “Casusluk” ve “darbe” suçlamasıyla cezavine gönderilen rahip Washington tarafından üst düzeyde gündeme getirildi.

ABD Başkanı Donald Trump, Erdoğan’ın Beyaz Saray ziyareti sırasında konuyu gündeme getirerek Brunson’un serbest bırakılmasını istedi. Tükiye, Gülen yapılanmasıyla irtibatta olduğunu tesbit ederek rahibi henüz serbest bırakmadı.

YPG’ye silah yardımı

Türkiye’nin Suriye politikası ve terör örgütleriyle mücadele konusunda ABD ile en çok ayrıştığı konu IŞİD’e karşı verilen savaşta oldu. IŞİD’e karşı ABD öncülüğünde oluşturulan uluslararası koalisyonun üyesi olmasına rağmen Türkiye, IŞİD’e karşı operasyonlarda cephede PKK/YPG’nin kullanılmasına şiddetle itiraz etti. ABD nezdinde de terör listesinde yer alan PKK’nın Suriye uzantısı olan YPG’nin Washington tarafından silahlandırılması Ankara’nın tepkisine neden oldu.

Suriye’nin kuzeyinde, kendi sınırında bir PKK/YPG koridoru oluşmasına engel olmak isteyen Türkiye Ağustos 2016’da bölgede başlattığı Fırat Kalkanı Harekatı ile hem IŞİD’le hem de YPG ile savaştı. Türkiye bu harekatla YPG’nin Fırat Nehri’nin batısına geçmesini engellese de Washington’ın Suriye’deki operasyonlarda başrolü PKK’ya vermeye devam etmesi iki taraf arasında hep bir gerilim konusu oldu.

Türkiye her fırsatta en üst düzeyde Beyaz Saray’ın bu stratejiden vazgeçmeye davet etse de istediği sonucu alamadı.

 

  Bu yaziya ait etiketler:
  Kategoriler: