‘Yakın Düşman’ Kimdir?

‘Yakın Düşman’ Kimdir?
Şubat 27 15:08 2018

 

Asya’nın Sesi Haber Merkezi

El Hicret Bülteni yeni sayısını yayınladı. ‘Yakın Düşman’ başlıklı Bülten, El Kaide Genel Emiri Kasım Er Rimi’nin konu hakkındaki görüşlerine yer vermiş.

Kasım Er Rimi’nin ‘yakın düşman’ başlıklı konuşması El Kaide metodolojisinin bir özeti niteliğinde. Açıklama, IŞİD gibi bazı örgütlerin ‘yakın düşman’ olarak yerel yöneticileri görüp İslam ülkelerinde yaşayan sivil halkları tehlikeye atan eylemleriyle El Kaide’nin ‘Küresel Cihat Ekolü’ anlayışıyla ABD’nin ana hedef olduğu yönündeki görüşünün farkını ortaya koyuyor.

Kasım Er Riminin açıklaması aynı zamanda HAMAS’ın yürüttüğü gibi bölgesel bir mücadelenin de El Kaide tarafından benimsenmediğini, savaşın bir-tek savaş olduğu gerçeğinden hareketle Batı Dünyasına karşı yürütülecek mücadelenin Tüm Müslümanlarla koordineli şekilde sağlanması gerektiğini vurguluyor.

El Hicret Bülteninde yer alan Kasım Er Rimi’nin görüşlerini uluslararası güvenlik ilgilisi okurlarımız için Türkçeleştirdik:

“Allahu Teala buyurur ki: “Küfrün önderleriyle savaşın. Çünkü onlar, yeminleri olmayan kimselerdir.” [9:12]

Ve buyurur ki: “Ey iman edenler! Kafirlerden size yakın olanlarla savaşın. Sizde bir sertlik bulsunlar.” [9:123]

Bugün ‘küfrün önderleri’ kimlerdir? Varlığıyla insanların hepsini sürükleyen baş kimdir; kalmasıyla çağrısı kalan gitmesiyle de çağrısı giden kimdir?

Amerikalılar.

Bunda kimse ihtilaf etmez.

Bu yüzden eğer, hakikatte insanları harekete geçirenin ve onları çevirenin kim olduğuna bakacak olursanız bunun Amerikalılardan başkası olmadığını görürsünüz; bu bir hakikattir, onlar kendilerini empoze ediyorlar ve bu bir takdis değil, bu bir hakikat. Biz diyoruz ki bir Kureyş var ve bizde de Ğatafan var, biz burada Kureyş’ten konuşuyoruz.

Evet, şu durumda küfrün önderleri kimdir?

Eğer, şimdi bu mıntıka için konuşmam gerekirse bu bölgenin önderlerini tespit edeceğim fakat savaştan söz edersem ki bugün dünyanın tamamı bir-tek savaşla alakalı, bu durumda uzakta olanlar yakınlaşıyorlar bu yüzden kendimi Hadramevt’in köşesinde görmüyorum, kendimi ve cihadi tüm işlerimi bu zaviyeden değerlendiriyorum, bu bir yanlış! Ümmetin ana gövdesi nerede:

“Eğer organlardan biri hastalanırsa geri kalanını ateş ve uykusuzluk alır.”

Biz, bir tek Ümmetiz; burada bir olduğu gibi bir! Şu durumda eğer ben sadece kendimle ilgilenecek olursam o zaman bu benim sınırlara inandığım, kendimi Ümmetten izole ettiğim, savaştan izole ettiğim anlamına gelir.

Şimdi, örneğin Yemen’deki Ehli Sünnet; Husiler zayıflar fakat liderleri birleşmişler bu yüzden her yerdeki savaşı yönetme kabiliyetine sahipler, Ehli Sünnet olanlar ise çoklar fakat onların kendilerini harekete geçiren bir liderlikleri yok.

Bu nedenle bu, bir takım ruhuyla yapılacak bir iş ve kendi (ehli sünnet) ruhuyla yapacağı bir iş; bu şu anlama geliyor, savaşan kabile Husiler eğer sınırlarıyla kalsaydı savaş biterdi! Bölgesel kalsaydı, savaş sona ererdi! Hata, burada yatıyor, fakat savaş bir-tek olduğunda, Ümmetin nazarından baktığımızda gerçek düşman kim?

Ümmetin nazarıyla; Yemen’in Irak’ın, Afganistan’ın, Somali’nin nazarıyla değil. Bilakis Ümmetin nazarıyla; gerçek düşman kimdir?

Amerikalılardır.

Kendi nazarımla bakmam caiz midir yoksa Ümmetin nazarıyla mı bakmalıyım? Bu bir siyaset mi? Hayır, meselenin meşru bir kökü var, benim kendi nazarımla bakmam caiz değildir. Bunun yerine Ümmetin nazarıyla bakarım.

Bu yüzden Ümmetin hakkını kişisel hakkıma tercih ederim. Kendi hakkımı, Ümmetin hakkının üzerine geçirdiğimde o zaman meşru mütecaviz olurum.

Şimdi biz savaş meydanında Müslümanların sunduğu kandan bahsediyoruz. Gençlerin en hayırlıları, meydanlarda savaşanlardır. O zaman konuştuğumuzda Ümmetin nazarıyla konuşalım. Tüm savaşa birden bakalım. Bir köşeden bakmayalım. Bunu yaparsanız Ümmetin potansiyelini yakmış olursunuz.”

Şeyh Ebu Hureyre Kasım Er Rimi

 

  Bu yaziya ait etiketler:
  Kategoriler: